|
|
 |
|
Yenice Tarihi |
 |
|
|
|
|
|
 |
Eski
Yenice |
|
Yenice, Selçuklu
döneminden itibaren, bölgenin önemli bir
yerleşim ve geçim yeridir. Selçuklu’dan önce
de eski Yunanlılarolan Elenler’ce meskundu.
Osmanlı döneminde 15. Yüzyılda Bolu’ya bağlı
bir nahiye idi.
16. Yüzyılın
başlarındaki kayıtlara
göre Yenice’nin yılda 45.000 akçe vergi
veren 33 köyü (karye) ve 4.000 civarında nüfusu
vardı. 16.Yüzyılın sonlarında nüfusu
7.000’e, ödediği vergi de 85 bin akçeye çıkmıştır.
Bu dönemde hayvancılık da büyük gelişme göstermiştir.
17. ve 18. asırlarda
hakkında bilgi bulunmayan ilçemiz 19. Yüzyılın
başlarında kaza olarak karşımıza çıkıyor.
Bu yıllarda
vergiye tabi hane sayısı 40’a nüfusu da
2.800 dolayına gerilemiş bulunuyor. Bu
gerilemenin hangi sebebe dayandığı şimdilik
meçhuldür. |
|
|
 |
Cumhuriyet'ten
Bu Yana Yenice'nin
Tarihi |
|
1912-1922 Döneminde Balkan Savaşları, Birinci
Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı yaşanmış
ve bu savaşlarda en çok şehit veren vilayet
Kastamonu olmuştur. Kastamonu vilayeti Bolu
sancağı dahilinde bir nahiye olan Yenice’den
de çok sayıda kişinin askere alındığı
rivayet edilmektedir.
Yenice’den 1000’den fazla asker
alındığı ve bunlardan 150-200 tanesinin şehit
olduğu hesaplanmaktadır. O dönemde 8.000’in
üzerinde olan Yenice’deki 1935 nüfus sayımın da
kadın nüfusu erkek nüfusundan 1.000 kişi
fazla çıkmıştır.
Kültür Bakanlığı’nca yayınlanan “Millî
Mücadelede Zonguldak ve Havalisi” isimli
kitapta, bölgenin milli kuvvetler safında yer
aldığı, Bartın’dan iç kesimlere katırlarla
cephane taşındığı, köylerden çeşitli
yardımlar toplandığı, bu çerçevede Yenice
ve köylerinden çorap ve benzeri giyecek yardımında
bulunulduğu anlatılmaktadır. Milli mücadele
döneminin ünlü eşkiyaları Eğri Ahmet Çetesi
ve Devrekli Muharrem Çetesi’nin Yenice
dolaylarında eşkiyalık yaptıkları
zikredilmektedir.
1929’da lağvedilen nahiye teşkilatı 1931 yılında
yeniden kurulunca, Nahiye Müdürlüğü bugünkü
Yenice Camii’nin karşısına gelen bir binada
faaliyete başlamıştır. Yenice’de Nahiye Müdürlüğü
görevinde bulunanlardan, özellikle 1940’lı
yıllarda görev yapan ve halk arasında “Deli
Müdür” lakabıyla anılan müdürün
uygulamaları, yaşlılarca günümüzde bile
anlatılmaktadır. 1930’lu yıllarda
Zonguldak- Ankara demiryolunun inşaatı sırasında,
bugün Yenice’yi Gökçebey’e bağlayan
karayolu, servis yolu olarak açılmıştır.
Daha önceleri Yenice’yi Tefen’e ve diğer
yerleşim yerlerine bağlayan patika yol, şimdiki
Yenice-Gökçebey arasındaki demiryolunun
bulunduğu hatta idi.Doğuda da Elmaçayırı,
Arslandibi. Darıyazısı ve Sorgun yoluyla halk
ağzındaki değimi Örenşer olan Viranşehir’e
(bugünkü Eskipazar) ulaşılıyordu. Tarih içinde
Yenice’nin Pazar ihtiyacını, Viranşehir’de
kurulan pazardan karşıladığı varsayılmaktadır.
Bu yol, bugün Elmaçayırı ile
Kelemen arasında yıkıntısı bulunan köprüden
geçerek, Yortan, Cihanbey, Künye, Hasankadı
yoluyla Bartın ve Amasra’ya ulaşmaktadır.
Ayrıca, halk arasında Pazartesi gününün
adının “Bolpazarı” olarak anılması,
vaktiyle Yenice’nin Bolu’da kurulan Pazar
ile de irtibat halinde olduğundan kaynaklandığı
ve bu pazara Salavattepe’den aşılarak
Mengen’e varılması yoluyla ulaşıldığı
rivayet edilmektedir.
1930’lu yıllarda Devrek Orman
İşletmesi’ ne bağlı bir şeflik olan
Yenice bölgesi, 1942 yılında Orman İşletme
Müdürlüğü haline getirilmiştir. Yenice ile
Doksan Deposu arasında dekavil yolu döşenerek
orman envali nakliyatı kolaylaştırılmıştır.
Dekavil yolu 1960'’ı yıllara
kadar Doksan Deposu ile Uzunkum arasında ulaşımı
sağlamıştır.1953 Yılında Karabük’ün
Zonguldak vilayetine bağlı ilçe oluşuyla
Yenice Karabük’e bağlanmış, 1987 yılında
da 123 yıl aradan sonra ilçe olmuştur.
Son olarak 1995 yılında
Karabük’ün vilayet olması neticesinde
Yenice bu tarihten itibaren Karabük’ün ilçeleri
arasında yerini almıştır.
|
|
|
|
|
|
|
|
|