Askere gider filinta gibi bir delikanlı…
Gelir ellerimiz öper büyüğümüz diyerek ve helalık ister.
Ardından da bir çift söz söyler: “Benim için dua ediniz…”
Hacca gider bir başkası ya da Umre’ye…
Onun da ilk isteği helalleşmek olur kucaklaştıktan sonra.
Ardından yine aynı sözler: “Benim için duanı esirgeme…”
“Kapı dışarı gurbet” demiş atalarımız…
Kim kapı dışarı yani yanımızdan az öteye gitse aynı dilekte bulunur.
Yazlığa giden de, savaşa giden de…
Kocaya giden kız da, okula kayıt yaptıran öğrenci de…
Bakkal dükkanı açan da, fabrika kuran da…
Araba alan da, inşaata başlayan da…
Duanızı esirgemeyin bizden, derler…
Geçenlerde yine kandildi…
Cep telefonum da, facebookum da kutlamalarla ve çeşitli dualarla doluydu. Hapsinde de aynı dilek: “Allah tekrarına erdirsin…”
Yani türlü-çeşitli dualar…
Birçok kişi de msn’den kutladı kandilimizi.
Cep telefonları da kutlama mesajlarıyla doldu taştı her zamanki gibi.
Bu kandil adeti de bizden başka hiçbir İslam ülkesinde yok sanırım ama , neyse…
Bir de oralara girersek çıkamayız içinden. Ama küçük bir örnek vermeden de geçemeyeceğim: “Peygamber efendimizin ana rahmine düştüğü günü” bile kandil olarak kutluyoruz.
Artık kim, nereden ve nasıl biliyorsa…
Töbe haşa ya.
Gelelim konumuza.
Arkadaşımız msn’den kutlayınca masumane bir şekilde dedim ki: “Benim için de dua eder misin?...”
Bu ricadan sonra beklenen yanıt geldi: “Elbette… Zaten tüm insanlık için ediyorum, senin için de ederim” dedi tüm içtenliğiyle.
O akşam ciddi olarak uzun uzun düşündüm; neden dua etmesini istedim ki, diye
Ben o kişiye “benim için de dua et” demekle onu yüceltmiştim.
Örneğin: “ Sen iyi bir insansın, duaların kabul edilebilir. Benim için de edersen sevinirim…
Senin Allah katında makbul bir insan olduğuna inanıyorum, benim için de dua eder misin?
Senin yüreğin temizdir…
Senin kalbinde kötülük yoktur…
Sen şöylesin-böylesin…” falan gibi ona yüceltici bir şekilde seslenmişim demektir, değil mi?
Ben dua etmeyi çok severim.
Ettirmeyi de…
Örneğin her yıl Haziran ayında annem be babam için hatim indirtir ve duasını yaptırırız evimizde. Adeta aile hocamız haline gelen Ahmet ATALI hoca ile, kendisi kadar muhterem eşleri bu görevi büyük bir zevkle yerine getirirler.
Bu yılda aynısını yaptık.
Umarım Yüce Allah bu dualarımız kabul eder ve annemle babamın ruhlarına ulaşmasına yardım eder.
Bu nedenle ben her an, her saniye duadan yanayım.
Bunu eşime ve özellikle de çocuklarıma aşılamaya çalışmışımdır.
Allah herkesin duasını kabul etsin derken kendi duamı sizlerle bir kez daha paylaşmak istiyorum.
Beğenirseniz lütfen amin deyiniz.
Günlük yaşamım içinde ne yaparsam yapayım mutlaka duayla başlarım.
Üç İhlas ve Elham…
Bir Nas ve Felak…
Ve ardından da şu duayı mutlaka ederim:
Ve duamı ederim:
“ALLAH’IM ;BANA, AİLEME VE YERYÜZÜNDEKİ BÜTÜN GÜZEL YÜREKLİ İNSANLARLA TÜM ÖLMÜŞLERİMİZE;
PEYGAMBERLERE-NEBİLERE…
EVLİYALARA-ERMİŞLERE…
HER İKİ CİHANDA DA
NELERİ UYGUN GÖRÜP NASİP ETTİYSEN
BİZLERE DE AYNILARINI NASİP EYLE.
ONLARI HANGİ KÖTÜLÜKLERDEN ESİRGEYİP KORUDUYSAN BİZLERİ DE AYNILARINDAN
ESİRGE VE KORU…
AMİN…
Böylesi ilkeli ve inançlı olarak sadece kendimi, ailemi, kentim, ülkemi değil…
Sadece dindaşlarımızı ve soydaşlarımızı da değil…
YERYÜZÜNDEKİ BÜTÜN GÜZEL YÜREKLİ İNSANLARA ederim duamı ki gerçek duanın da bu olduğu söylenir bilge kişiler tarafından.
Bu nedenle o dostun bana söylediği o söz çok etkiledi beni.
Ve bunu da yazmadan geçemedim.
DUA…
Dua yakarışıdır insanın yaratandan dileğidir
Umuttur her iki cihan için yüce Allah’ından…
Aminle biten dualar yüreğin insanca isteğidir
AMİN…. |