|
|
 |
| Karabük Tarihi |
 |
|
|
|
 |
Karabük
Adının Kaynağı |
|
Karabük adını, üzerinde yaşadığı coğrafi
ortamdan almıştır. “Kara” ve “Bük” sözcükleri,
kara çalılık yer anlamında, Karabük adının
oluşumuna kaynaklık yapmıştır. Bu
topluluklarda yaşayan Türkmen toplulukları,
Karabük cemaati adını bu biçimde almışlardır.
Türkiye’de 14 yer ve mevki adının bugün
Karabük şeklinde geçmesi, cemaatlerin bu
topraklardan diğer yerlere göç ettiği görüşünü
kuvvetlendirmektedir. |
 |
Karabük'ün
Kuruluşu |
|
Karabük bir Cumhuriyet şehridir. Safranbolu ilçesinin
bir köyü olan Öğlebeli'nin 13 hanelik
mahallesi olan Karabük, 1935 yılında
Ankara-Zonguldak demiryolunun açılmasıyla bugünkü
istasyonun olduğu yere bir ad verilmesi gerektiğinde
13 hanelik Karabük mahallesi istasyonu adı
verilmiştir. Böylece Devlet Demir Yolları
haritasında Karabük adı geçmiştir. Yöre halkı
tarafından "Kara" taşlık, çorak,dağlık,
"Bük" çalılık ve fundalık anlamında
kullanılırdı, "Kara" ve "Bük"
sözcüklerinin birleşmesiyle Karabük adı
verilmiştir.
Bir başa kaynağa göre "Karabük" bir
Türkmen kolunun adı olup ülkemizin çeşitli ilçelerine
bağlı yedi adet "Karabük" adlı köy
bulunmaktadır. Safranbolu ilçemizde de Türkmen
boy ve aşiret topluluklarının adını taşıyan
köyler bulunmaktadır.
1937 yılına kadar 13
hanelik bir mahalle iken 3 Nisan 1937 yılında
Demir-Çelik Fabrikalarının temelinin atılması
dolayısıyla, Karabük Türkiye ve Dünyada
duyulmuş
oldu. Demir ve Çelik Fabrikalarının kuruluşu sürerken
diğer taraftan Karabük şehrinin temelleri de atılır.
1941 yılında Safranbolu ilçesine bağlı bucak,
Demir-Çelik Fabrikalarının genişlemesiyle
Karabük'ün nüfusu da her geçen gün artar ve
1953 yılında ilçe ve 1995 yılında ise Türkiye'nin
78. ili olmuştur. Cumhuriyetin ilanından sonra
oluşan ilk şehir olduğu için Karabük bir
Cumhuriyet şehridir.
Kent planının da fabrika ile birlikte çizildiği
Cumhuriyetin ilk ve tek planlı sanayi kenti Karabük,
sosyal ve kültürel yönden de çağdaş bir kent
konumundadır. Karabük ,ülkemizin sanayileşmede
ilk adımın atıldığı yer olmanın ötesinde,
ilçeleriyle birlikte sahip olduğu tarihsel değerleri
ve doğal güzellikleri ile tüm Türkiye ve Dünyada
öne çıkmaktadır.
Karabük, Türk Ulusunun tarihinde, sanayileşmeyi
simgeleyen kent olmanın hakli gururunu taşımaktadır.
Cumhuriyetin ilk yıllarında, Atatürk'ün
sanayileşme yolunda aldığı karar üzerine, Türkiye'nin
ilk entegre demir-çelik tesisinin
yeri için, maden kömürü havzasına ve sahile
yakınlığı, demir yolu güzergahında bulunuşu
ve stratejik uygunluğu nedeniyle Karabük seçilmiştir.
Temeli atıldığında 3 Nisan 1937
tarihinden üç yıl gibi kısa bir süre içinde
tesisler belli Periyodlarda işletmeye alınmış,
ilk ürünlerini de 1940'tan sonra vermeye başlamıştır.
Karabük'te kurulan Demir-Çelik Fabrikası çevrede
özel sektörün de kurulmasını sağlamış ve
birbiri ardına irili ufaklı haddehaneler ,dökümhaneler
kurulmuştur. Karabük Demir ve Çelik Fabrikaları,
fabrika yapan fabrika olması özelliği ile,Türkiye'deki
sanayi hareketinin öncüsü ve okulu olmuştur.
Karabük Demir-Çelik 5 Nisan 1994'te özelleştirme
kapsamına alınmış; 1995'te çalışanlar,
Karabük halkı, esnafı ve sanayicilerinden oluşan
Kardemir Şirketine devredilmiştir. İlk olarak
modernizasyonlar ile Teknolojisini yenileyen
Kardemir, yeni yatırımlar ile hedeflerini genişletmektedir.
|
 |
İlkÇağ'da
Karabük |
|
İlkçağda Karabük, Hititlerden başlamak üzere
Frig, Helenistik Krallıklar ve Roma döneminde
geniş çaplı olarak yerleşmeye konu olmuştur.
Karabük’ün, Hititler döneminde yerleşmeye
konu olan İlçesi; Eflani’dir. Hitit
metinlerinde kentin en eski adının Haluna (Yün)
olarak geçtiği bilinmektedir. Ovacık’ın Kışlaköy’ü,
Frigler döneminde yerleşmeye konu olmuştur.
Burada bulunan Hesem Değirmeni’nin
kapısındaki yapı taşının Frigler dönemine
ait olduğu sanılmaktadır. Helenistik Krallıklar
döneminde özellikle Eflani, yerleşmeye konu
olmuştur. Helenistik
Krallıklardan Bitinler, Roma’nın Batı
Karadeniz Bölgesini (Paflagonya) ele geçirmesini
önlemek için Eflani’de üs oluşturulmuş ve bölgenin
savunmasını buradan gerçekleştirmişlerdir (M.Ö.70).
Eflani’nin tarihte bilinen ikinci adı Bitinya
Kralı Nikomedes’in oğlu Phylomenes’ten dolayı,
“Phylomenes Yurdu” olarak bilinmektedir. İlkçağın
son Devleti olan Roma, M.Ö.1, yüzyılda
Anadolu’ya girince önem verdiği yerlerden
birisi de Batı Karadeniz Bölgesi olmuş, bölgenin
ormanları ve madenlerini emperyalist bir politika
izleyerek kendi çıkarları doğrultusunda
kullanmayı bilmiştir. Roma’nın bu amaçlarla
Karabük İli sınırları içinde kurduğu en önemli
kentler Eskipazar sınırları arasında yer
almaktadır. Bunlar, Hadrianapolis ve Kimistene adı
ile anılan yerleşme alanlarıdır. Bunun yanısıra
Karabük’te Bürnük Köyü, Üçbaş Köyü,
Bulak Köyü; Ovacık’ta Pürçükören Köyü,
Roma Dönemi kalıntıları ile adeta tarihi tanıklık
yapmaktadırlar. |
|
|
|
|
|
|